Amerikan politikasini izleme olanagini buluyorsaniz eger bu siralar iki ayri secimin medyayi mesgul ettigini bilirsiniz. Biri New York senato secimleri, digeriyse bildik Amerikan Baskanlik secimleri. Iki secim de epey dikkat cekici ve renkli karakterlere sahip. New York senato secimlerinde Hillary Clinton ve Rick Lazio yarisirken, baskanlikta George Bush ve Al Gore savasiyorlar. Bir iki ay evveline kadar New York senato secimlerine Hillary Clinton ile New York valisi Rudolf Gulliani katiliyordu. Fakat valinin kanser teshisi, bozulan evliligi ve bosanmasi vesaire derken ya da baska sebeplerden (!) Gulliani surpriz bir sekilde secimlerden cekildi. Hillary ve Gulliani'nin ikisi birden medyanin alisik oldugu yuzlerdi. Gulliani sert polis politikasiyla New York'ta hem teror hem de baris estiren katolik ve pek coklarina gore oldukca bagnaz, sert dilli bir politikaci olarak her firsatta basinin ilgisini ceken bir karakterdi. Kimi zaman irksal profil yaptiklarindan dolayi suclanan polislerinin yaninda olmakla kimi zaman da Brooklyn Muzesi'nde sergilenmesine itiraz ederek cikis yaptigi Meryem Ana resimlerine olan tepkisiyle cizgisi cok belli ve dikkat cekiciydi.

New York metrosunda kurtajla ilgili reklam. 'Kurtaj karsiti liderlerin yuzde 77'si erkek. Yuzde 100'u hicbir zaman hamile kalmayacak.'

Gulliani'nin yerine secime katilan Rick Lazio ise onun kadar sert cizgilere sahip olmayan yeni, genc ve yine konservatif kanattan 'New York'lu' bir politikaci. Bu iki karakterin de New York'lu olmasi cok onemli cunku Hillary'nin en fazla elestirildigi ozelligi New York'lu olmamasina ragmen secime katilmasi. 'Isinma turlari' yaparken manset olup talk show programlarinda dalgasi gecilen Hillary New York'a ne kadar isinsa olmayacak gibi…

Kurtaj, metro reklamlarindan politika kampanyalarina, sokak gosterilerine ve orada burada elinize Hristiyan propagandasi kagitlar sokusturmaya calisan 'sokak gezgini rahipler'in vaazlarina kadar varligini hissettiren toplumsal bir tartisma konusu.

Gecenlerde politikadan ancak benim kadar anlayan bir taksiciyle Hillary'nin New York'lu olmamasinin garip oldugu konusunda anlastik. Kadin oldugu icin secilmesini yurekten destekliyordu ama yine de New York'lu olmayip da secimlere girmesini bir turlu anlayamiyordu adamcagiz. Iste orada takiliyordu. Hakliydi. Bu arada Lazio'nun temiz yuzlu bir genc olmasi, yeni bir isim olmasi kimilerine gore siliklik degil, Hillary gibi dolu bir gecmise sahip biri karsisinda bir avantaj. Bu acigi cok iyi anlayan Hillary ekibi reklam kampanyalarini Lazio'nun gecmisinde bulabildikleri acik noktalara dayandirmaya basladilar. Benim fikrimi sorarsaniz bu memleketteki secimleri izlemeye basladigimdan beri Republikanlara karsi icgudusel negatif bir tepki olustu bende. Tum temsil ettikleri seyler beynime ve ruhuma taban tabana zit.


Ote yandan sahneleri kapan bas secime yani Baskanlik secimine gelirsek, dikkatimi ceken en ilginc sey Amerikan toplumunun aslinda nasil sadece iki politik fraksiyondan olustuguyla ilgili. Ya demokratsiniz ya da cumhuriyetci.

Ucuncu bir parti var aslinda. Alternatif oldugu epeyce tartisilan Nader Yesil Parti'den secimlere katiliyor. Onun da demokrat oylarini yedigi dusunuldugu icin neredeyse secimde bulunmasi bile ayipmis gibi bir his veriliyor. Avrupa'da oldugu gibi sol, sag, orta sol, orta sag, yesil, milliyetci, miliyetci demokrat, milliyetci sol, vs… gibi binbir cesit varyasyon yok.

Bu memleketteki secimleri izlemeye basladigimdan beri Cumhuriyetcilere karsi icgudusel negatif bir tepki olustu bende.

Ya konservatifsiniz ya liberal ya da oylari yiyen ve secilmesi hicbir kosulda mumkun olmayan o diger partiyi tutuyorsunuz. Ya kurtaj yanlisiniz ya da kurtaj karsiti. Kurtajin kampanyalarin ortasina oturmasi da ayri bir konu. Kampanyasinda aktif bir sekilde rol alan Al Gore'un kizinin yaptigi kampanya konusmasinda buyuk alkis alan kurtaja evet konusu Bush'un Hiristiyan oylara acilan tutumuyla kurtaj karsiti olmasina yol aciyor.


Bush'un secilirse kurtajin kanuni olmasini engelleyip engellemeecegi buyuk merak konusu.

Kurtaj, metro reklamlarindan politika kampanyalarina, sokak gosterilerine ve orada burada elinize Hristiyan propagandasi kagitlar sokusturmaya calisan 'sokak gezgini rahipler'in vaazlarina kadar varligini hissettiren toplumsal bir tartisma konusu. 4 ya da 5 numarali yesil trenlerden birinde bir fetus resminin buyutulmus halini, 8 haftalik oldugu ibaresi ve 'yapmayin, o sizin bebeginiz' laflariyla gorebilirsiniz. Veyahut bir grup kravatli adamin resminin altinda yazan su ibareyi bir yerlerde muhakkak gormussunuzdur: 'Kurtaj karsiti liderlerin yuzde 77'u erkek. Yuzde 100'u hicbir zaman hamile kalmayacak.'

Kurtaj bir yana Bush'un ustune gelinen yegane noktalardan biri, temsil ettigi Teksas eyaletinde onun doneminde idam cezasinin ulkenin en yuksek rakkamlarina ulasmasi. Idam da demokrat/cumhuriyetci ayrim alaninin en guclusu. Tabii ki demokratlar idam karsiti. Bunun disinda Al Gore'un Amerikan tarihinde ilk defa alenen bir museviyi baskan yardimcisi olarak secmesi apayri bir kampanya konusu oldu. Demokratlar bu tavirlariyla da cesitliligi ve cok uluslulugu, irkcilik karsiti tutumu vurguluyorlar.

Son olarak sanirim bu iki secenekli Amerikan secim furyasinda sen neredesin derseniz, cevabim cok acik: Demokratlarin yanindayim. Kim kazanacak derseniz yine cok acik: Demokratlar. Umarim.