Kaos'un
Internet'teki Devinimi
CHAOS IN ACTION 1997 / 1998 / 2000
http://koeln.heimat.de
Genco Gulan
Kaos'un Devinimi basligi ile Turkce'ye cevirmeye calistigim proje, orjinal
adi ile "Chaos in Action", internet ortaminda gerceklestirilmis ve gerceklestirilmeye
devam edecek oncu sanat projelerinden biri. Projenin ilk bolumu, "Eurinomes´s
Gambit" (Avrupa Acilisi) alt basligi ile 4 Kasim 1997'de basladi ve bes gun
surdu. Proje icin, Istanbul dahil, 12 Avrupa sehrinden yaklasik 400 sanatci,
internet ortaminda bulusarak, karsilikli etkilesim icinde isler urettiler.
1998 yilinda proje yeni bir kavram cercevesinde ele alindi ve alt baslik olarak
"Je Est un Autre" (Ben Baskasiyim ya da Ingilizce, Me is Somebody Else) secildi.
Bu sefer projeye yine Istanbul dahil, 8 Avrupa sehrinden sanatcilar katildi.
Her sehirdeki ekip, diger sehir ekiplerinin proje kavramlarini gerceklestirmeye
calisti.1999 yili icin planlanan "The Genious is We/ You/ They" (Dahi benim,
Sensin ve O) alt baslikli sergi, gerekli butce bulunamadigi icin 2000 yilina
ertelendi. Her iki proje icin uretilen isler, internetin mecrasal avantaji
ile, ilk yerlestirildikleri sitede, http://koeln.heimat.de , sergilenmeye
devam ediyorlar.
***
Bilgi Cagi olarak anilan gunumuzde, sanatcilar iletisim teknolojisinin getirdigi
yeni olanaklarini, deneysel projelerle arastirmaya basladilar. "Kaos'un Devinimi"
internet ortaminda gerceklestirilen, es zamanli (real time), karsilikli etkilesimli
(interaktif) sanat etkinliklerinin ilk orneklerinden biri. Benzeri nedenlerle
gerceklestirildigi sene projeye Paris Center Georges Pompidou Muzesi web sitesinde
onemli yer verildi.
Chaos in Action projesinin beyni Evgenija Demnieska. Uskup, Makedonya dogumlu
Evgenija Paris'te yasayan bir dunya sanatcisi. Kariyeri boyunca ozellikle
mail art (gonderi ya da iletisim sanati) ile ugrasiyor. Sanatci bunun da kendi
hayatindan kaynaklandigini, cunku cok gezdigini, cok mektuplastigini, simdi
de faks ve interneti gunluk hayatinda sikca kullandigini anlatiyor. Yasam
temposu ve islere yaklasimi boylesi bir projeyi olusturmasinda etkili olmus.
Evgenija islerinde aktif katilima onem veriyor. Izleyicinin ve bir ekiple
calisiyorsa diger sanatcilarin katilimi, projelerinin vazgecilmez unsuru.
Bu aktif katilim terimi paylasim ve etkilesimi de iceriyor. Evgenija 2. Istanbul
Bienali'nde de telefon ve faksla bir Istanbul Belgrad hatti kuruyor. Evgenija
projelerinde gittikce daha fazla organizasyon ustlendigini vurguluyor. Bir
anlamda geleneksel sergi duzenleyici kaliplarini kiriyor ve kuratorluk makamini
da sorguluyor. "Sergi duzenleyicileri (organizator ya da kurator) kontrol
etmeye calismak yerine fikir uretmeli" diyor Evgenija.
Evgenija Demnievska, Chaos in Action projesinde koordinasyonu Alman Wolgang
Ziemer ile beraber yurutuyor. Teknik alt yapi, Heimat Server Gruptan Wolfgang
Knauff and Christian Scholz tarafindan tasarlanip gelistiriliyor. Internet'ten
ve bilgisayardan biraz daha anlamaya basladigimi dusundugum su gunlerde ancak
farkediyorum ki islemci (server) yapisinin karsilikli (interaktif) ve coklu
mecra (multi media) etkilesimin saglanmasindaki etkisi buyuk. Bunlarin tumunu
es zamanli (real time) olarak gerceklestirmek ise daha buyuk teknoloji ve
ustalik gerektiriyor.
Eurinomes´s Gambit
Projenin ilk bolumu olan "Eurinomes´s Gambit" te koordinasyonu, Paris ArtW3
Cagdas Sanat Merkezi ve Koln'deki Heimmat Server Group ustleniyor. Avrupa'yi
Aix-la-Chapelle, Belgrad, Bukres, Cambridge, Koln, Krakow, Graz, Helsinki,
Istanbul, Roma, Uskup, Paris, Sofya, Selanik sehirlerinden sanatcilar temsil
ediyor.
Chaos in Action projesinde isler, sitenin iki ve uc boyutlu mekanlarinda sergilendiler.
Aninda ucretsiz program edinebileceginiz sitelere baglanti tum kullanicilari
teknoloji acisindan kismen de olsa esitledi. Coklu mecranin ayri ayri ve bir
arada kullanimi (ses, video, yazi, naklen yayi, obje-imaj) yeni imkanlari
ve sorulari beraberinde getirdi.
Ilk sene yapilan projede farkli sehirlerdeki sanatcilarin, internet ortaminda
ve kavram cercevesinde iletisimi amaclanmisti. Sanatcilar kavrama ve birbirlerinin
islerine referansla yeni isler urettiler.
Je Est un Autre
1998 yilinda gerceklestirilen Je Est un Autre alt baslikli projeye Achen,
Aubervilliers (Paris), Belgrat, Krakov, Düsseldorf, Helsinki, Istanbul, Köln,
Modena, Novi Sad, Rekyavik, Uskup, Sofya sehirlerinden sanatcilar katildi.
Koordinasyonu Paris, Aubervilliers'den Metaforth'un gerceklestirdigi projede
bir kavram oyunu oynandi. Her sehrin ekibi bir proje belirledi ve diger sehirler
de bu projeyi gercek ve sanal ortamlarda gerceklestirmeye calistilar. Örnegin
Paris sehrinin projesi, katilimcilari gelecegin sehrini tanimlamaya yoneltiyordu.
Projeye katilanlar tamamiyla serbest bir yaratim sürecinden geçiyorlar ve
istedikleri araçlarla istedikleri sekilde projenin sorularina cevap veriyorlardi.
Belgrad Novi Sad'dan Andrej Tisma ise McCola (McDonalds ve Coca Cola) adli
bir kavram yaratmis ve sehirlerin bu kavrami kullanarak sanal alanda açacagi
sergiye birer isle katilmalarini istemisti. Istanbul ekibi "Istanbul Cagdas
Sanat Muzesi" kavramini proje olarak sundu. Sekiz sehirden sanatçilar eserleri
ve yorumlariyla bu proye katildilar. Ben, Chaos in Action projesinin gerceklestirildigi
her iki senede de hem Istanbul takiminda yer aldim hem de koordinasyonu ustlendim.
Proje sayesinde yazi yazmaktan oteye bir sey icin kullanmadigim bilgisayarin
baska neler yapabildigine sasirarak tanik oldum. Birinci sene Istanbul ekibi
calismalarina Mehmet Sinan, Mete Yilmaz, Akin Tek katildilar. Ikinci sene
bu isimlere Gorkem Gulan ve Yesim Ozsoy eklendi. Tomur Atagok ve Mesut Bilgili
projeye disaridan destek verdiler. Her iki senede de Istanbul ekibine, Bogazici
Universitesi, Bilgisayar Erisim arastirmalari laboratuari destek oldu. Prof.
Dr. Ufuk Caglayan, Dr. Cem Ersoy, Murat Eren, Mete Yilmaz, Emre Celebi'ye
tekrar tesekkurler.
Chaos in Action adli projenin bize gosterdigi cok onemli birkac nokta var.
Sanat ve sanatsal etkilesim, ortak uretim icin her turlu siniri asacak yontemler
gelistirebiliyor. Ikinci onemli nokta da, iletisim teknolojisindeki gelismeler
sonucu, sanat eseri kutlesini yitirerek saf bilgi (data) formatina donusebiliyor.
Bu iki bulgu da bize gelecekte teknolojinin kulture etkisinin daha da buyuk
olabilecegini gosteriyor.
Not: Bu yazi Arredemento
dergisinde de yayinlanmistir.