DÜKKAN MI GALERI MI?
New York Sokaklarinda Ticaret ve Sanat Yaklasik otuz kirk sene önce New York'un Soho'su hiç de sanildigi kadar 'in' degildi. O dönemlerde yani savas sonrasinda yasamis olanlar Soho'nun simdiki durumunu hayretle izliyorlar. Zamaninda çöplük ve endüstriyel bölge olarak adlandirilan Soho, ilk önce düsük gelirli sanatçilarin istilasina ugramis. Inanmayacaksiniz ama kiralar düsük oldugundan bu bölgeye tasinmislar! Onlarla birlikte galeriler ve tiyatrolar da yavas yavas bölgeye hakim olmus. Giderek bohem hayatin tadlarini vaddeden, meraklilar tarafindan da gidip görülen bir mekan halini almis. Simdiyse bu bohem sanatçi hayatinin yapay bir sembolü olarak kalan 'loft' hayatiyla, butiklerin, turistlerin, güzellerin, lüks restoranlarin ve en çok da modanin döneminin yasandigi Soho'da bir dükkan ya da galeri mekani kiralamak ayda 3000'le 50000 dolar arasinda degisiyor. Yani bohem hayatin 'bohem'i kaldi, 'hayati' baska yerlere tasindi.
Yeni mekanlardan biri Chelsea. Soho'nun seneler önceki hali gibi, Chelsea'da da bol garaj bulunuyor ve Chelsea da endüstriyel bir alan. Yalniz son zamanlarda garajlar galeri halini aldikça bölgenin de rengi epey degismeye basladi. Güzel galeriler, degisik isler görmek için bati yakasinin en uçlarinda 25 ve 26'inci caddelerle dolasmaniz yeterli. Hatta Eylül ayinda gerçeklestirilen 'Downtown Arts Festival' (Downtown Sanat Festivali) da çoklukla buralardaydi. Chelsea'da garajlarin yanisira bir de 'Meat Packing District' (Et Paketleme Bölgesi) galeri istilasina ugramis. Sokaklarinda etlerin kanlari oluk oluk akarken ve kokarken buralara yerlesen minimalist galerilerin etler arasindaki durusuna sasirmadan edemiyorsunuz.
Soho'ya gelince yine de galeriler, hatta bazi iyi ve kaliteli galeriler var Soho'da. Fiyatlarin yükselmesiyle ve butiklerin istilasiyla bu galerilerin butiklerle aralarindaki farkin minimuma indigini görüyoruz. Sattiklari ürünler ve sunus sekilleriyle birbirinden güzel ve çekici butik arasinda galerilerin de sunumu, sanata yaklasimi farklilasmis. Bazen bir galeriyi butik ya da bir butigi galeri zannedebiliyorsunuz kolayca. Hatta söylenen o ki, pek çok butigin vitrini de sanatçilarin ekmek kapisi olmus. Vitrin tasarimi özel, artistik ve para ödenen bir ugras haline gelmis. Yani ticaret de sanata yaklasmis.
Soho'daki pek çok dükkanin vitrini ya da tasarimi çagdas bir sanatsal yerlestirme havasinda. Örnegin Laundry Industry Evolution adli bir butigin uzaktan gördügünüz akvaryumlu, küresel vitrinini ancak yakina gelince bir butik vitrini olarak algilayabiliyorsunuz. Ya da yanyana duran bir butik ve fotograf galerisi sizi aldatabiliyor kolayca. Bir de galeri ya da dükkanin adi CRG ya da O.K. Harris gibi sanat ve butik ibarelerini içermiyorsa isiniz iyice zor. Tüm bunlarin arasinda isik tasarimcisi Ingo Maurer'in dükkanina girdiginizde kafanizdaki sanat eseri ve ürün kavramlari iyice bulanmaya basliyor. Kirilmis porselen tabak çanaktan yapilma bir avize, kavramsal bir sanat eseri gibi gözükebiliyor. Dükkani bir sergi gibi hayranlik içinde gezip, sergilerle dükkanlari ayiran baslica nesne olan imza defterini ararken süphelendiginiz gerçekler iyice belirginlesiyor. Bu harika isik tasarimlari bir dükkanda bulunuyor, etrafta galeri sahipleri degil saticilar var ve fiyat listesi de sevkinizi kirmamak için ortalara konmamis. Pek çok sanat eserine tas çikaracak isik tasarimlari, olup bitenlere bir anlam vermek üzere sizin uydurdugunuz 'fonksiyonel sanat' adli yeni bir kavramin habercisi sanki! Yohji Yamamoto'nun müthis elbiseleri ise, rengi siz sokakta yürürken degisen ve pozisyonunuza göre dükkaninin içini sergileyen yesil bugulu bir vitrin camiyla sarmalanmis. Dükkanlarin hemen hemen hepsi izin alsaniz da içeride fotograf çekmenizi engelliyor. Ürünlerin fotograflarini çekmek yasak ama bunun yaninda çogu galeri fotograf çekmenize birsey demiyor.
Soho'nun müzeleri, müze dükkanlari, galerileri, butikler arasinda bir de sokak saticilari var ki sanki ayni dinamigi onlar da caddelerde koruyorlar. Caddeler haftasonlari hava da güzel olunca resim saticilarindan incik boncuk, esarp, çanta saticilarindan geçilmiyor. Bu siralar New York hatunlarinin kafalarinda bizim esarplar, ayaklarinda sokak saticilarindan aldiklari Çin usulü terlikler, bileklerinde tespihi andiran kristal küre dizili bilezikler, kollarinda da kumas alacali bulacali renklerde çantalardan bolca var. Tüm bunlari sokaklarda açilan tezgahlarda bulmak mümkün. Yalniz New York sokak saticilarin bizimkilerden tek farki hepsinin polisten izinli olmasi gerekliligi. Herbirinde sorulduklarinda çikarip gösterecekleri bir sokak saticisi kimligi var. Ressamlar da buna dahil. Müzeler de dükkanlarini artik Soho'ya tasimis. Metropolitan Museum'dan Guggenheim'a kadar belli basli birçok müze, müze dükkanlarini Soho'da açmayi tercih etmis. Bu müzelerin ayrica kendi bünyelerinde de dükkanlari var. Sergileri dükkanlar izliyor. Örnegin Metropolitan Museum'un Misir medeniyeti üzerine olan son sergisinden bir tek çikis yolu var o da Misir firavunlarinin minyatür oyuncaklarinin, takvim, kalem, kitaplarinin, Misir piramidinden silgilerin satildigi Müze Dükkani. Burada da sanatla ticaretin epey yakinlastigini görüyoruz. Ayni mantik Soho'da West Broadway üzerindeki bir galeri/dükkanda daha da belirgin. OK Harris adli bu galerinin sokaga yönelik vitrin tarafinda OK Harris adli bir puro dükkani var. Puro dükkani ufak bir alanda tam bir puro dükkani sicakliginda ve edasinda. Içerideki genis alan ise çagdas islere yer veren büyük bir galeri mekani. Büyük bir ihtimalle sanatin devami için dükkanin yardimi gerekli. Ya da galeri sahibi puroyu çok seviyor ve ayrica da bu isi yapiyor.
Ülkemizde sanatla ticaretin epeyce ayrildigi ve bu ikisinin birlesiminin ayip ya da kirli sanat olarak görüldügünü göz önüne alirsak Soho ve Amerika'daki pek çok galeri, tiyatro ve müzenin durumunu içler acisi olarak tanimlayabiliriz ve kanimca hata yapariz. Soho'da oldukça abartilmis haliyle önümüzde beliren ticaret ve sanat dinamikleri, sanat mekanlarinin yasami için artik belki de tek çikis yolu. Dükkan/galeri mantigi ara ara gerçekten de mide bulandirici duruma gelse de ortada gözlem ve dikkat gerektiren seyler de var. Anlayacaginiz buralarda, kafeleriyle galeriler ve tiyatrolar, dükkanlariyla müzeler ve galeriler, barlariyla tiyatrolar ve galeriler çok da sürünmenden soluk alip verebilmenin keyfini yasamaya çalisiyorlar buraya yaziyi ve resimleri koy}