| New
York Fringe Festivali’nde <Play a la Turka>…
Mehmet Sinan’in Yesim
Ozsoy’la Festival ertesinde soylesisi.
MS: Bu sene ilk kez
New York Fringe Festival’ine <Play
a la Turka>yla katildiniz. Beklentileriniz nelerdi
ve festivali nasil buldunuz?
YO: Benim festivaline
girisim oyunun tamamiyle Amerikan bir platformda ne olacagiyla
ilgiliydi. Festivale gelince, ben Fringe deneyimimi ilk defa Edinburg’da
seyirci olarak yasamistim. Her delikte her telden cesur tiyatro
olarak ozetlerim bu deneyimi. New York ise biraz daha farkli.
Daha hasin ve Fringe’de bile market ekonomisinin yarismaci havasi
kendisini hissettiriyor.
MS: <Play a la
Turka>yi nerede oynamistiniz?
YO: Biz <Play a
la Turka>yi Subat ayinda New York’ta Home-works Theater’i kurduktan
sonra coklukla Turklerden olusan bir seyirciye oynamistik. Genis
bir kitleye de ulastik bir off-off Broadway oyununa gore. Fakat
Amerikali seyirci konusunda kitlik cektik.
MS: Dunyada nerelerde
Fringe Festivali var ve Fringe ne demek?
YO: Dunyanin benim
bildigim en buyuk Fringe festivali Edinburg’da. Bunun disinda
Amerika’da San Francisco’da oldugunu biliyorum. Baska da bilgim
yok. Fringe kelime olarak perdenin sacaklari demek. Bu bir anlamda
marjinal isleri ima ediyor. Fringe herkesin katilabilecegi ve
sansur ve secim politikalarinin islemedigi bir tiyatro festivali
alani.
MS: Katilma kosullari
nedir? Tiyatrolar buraya nasil katilabilir?
YO: Her yerde oldugu
gibi bir basvuru formu hendegi var. Buna yapmak istediginiz produksiyonun
ozeti, misyonunuz, varsa metin, video, teknik ozellikler, vs.
dahil. Basvuru ucretiyle onceden basvurdugunuz takdirde is, Fringe
heyetinin haberine kaliyor. Basvuru genelde Agustos icin Mart
gibi yapilabiliyor.
MS: Yani bu festivale
katilmak icin yurt disindan gelecek bir ekibin daha onceden sponsor
bulmasi mi gerekiyor? Bir de gelir elde ettiniz mi?
YO: Biz burada NY’lu
grup kategorisine girdik adimiz “alaturka” olsa da… Halbuki bu
sene Avusturya’dan, Ingiltere’den, Kanada’dan falan gruplar vardi.
Bunlarin sponsor bulmasi sart, ozellikle grup buyukse. Arti bir
de oralardan gelip 180’i askin grubun arasinda sessiz sedasiz
gecip gitmek var. Yani Amerikali gruplarla reklam konusunda da
yarismalilar. Sonuc itibariyle bilet parasindan yuzde aliyorsunuz
ama dedigim gibi 180 grup arasindan iyi bir seyirci payi koparmak
icin de para harcamaniz gerekiyor. Ayrica bu bile oyununuza seyirci
geleceginin garantisi degil. Fakat tabii her zaman icin tek kisilik
bir oyunla ya da kisitli butcelerle istediginizi yapabilirsiniz.
MS: New York Times
Fringe Festivalini Performans Sanati bolumunde listeledi. Bu konuda
ne dusunuyorsunuz?
YO: Fringe basta da
belirttigim gibi sinirlari zorlayan serbest, ozgur bir alan. Bu
anlamda performans sanatinin ruhuna esdeger. Festivalde cok kotu
isler de seyrediyorsunuz, cocuklar denemis oluyor… Cok iyi isler
de gorebilirsiniz. Surekli oynak bir deney alani haline geliyor
festival. Palyaco sovlarindan tutun, dans tiyatrosuna kadar pek
cok seyi gorebilirsiniz bu alanda. Yine de benim gordugum kadariyla
NY Fringe genelde amatorlugu deneysellige tercih etmis. Daha secici
olmalarini isterdim ve bir de varolan market havasinin daha az
olmasi ruhu yakalamaya yardim edebilirdi.
MS: Tesekkurler.
|